Close

“Solaris: Progressive Rock Güncesi” İngiltere 1977

Solaris'in 49. bölümünde İngiltere serisinin son bölümü, 1977 yılı vardı. İngiltere serisi ile hem müzikal hem sosyolojik bir bağlam yaratmaya çalışan Nitel Muhtaroğlu, 1977 yılı üzerine bir yazı kaleme aldı. Lafı fazla uzatmadan sizi yazı ile baş başa bırakayım.

İngiltere serisinin önceki bölümleri için buraya tıklayabilirsiniz.


*Bildiğiniz gibi başlanguçta Solaris'in podcastlerini yayınlamıyorduk. Bir süre önce bu konuda yeni bir uygulamaya başladık. Her hafta, son hafta ve eski bölümlerden biri olmak üzere, 2 bölümün podcastini yayınlıyoruz. Solaris'in podcastleri yalnızca radyodinlemekicinbir.site destekçilerinin erişimine açık olarak yayınlanıyor. Destekçilerimize katılmak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz. Mevcut destekçilerimize podcast bağlantılarını Patreon üzerinden mesaj yoluyla ilettik.


*Solaris'in Twitter hesabını takip ederek programdan haberdar olabilir ve parçalarla ilgili bilgilere erişebilirsiniz.

Programın bütün bölümleri için tıklayın.

*Spotify'da tüm parçalar bulunmayabiliyor ya da dönem dönem kaldırılabiliyor, bu sebeple listeyi metin olarak da ekliyorum.

Andaç

1977 Yılı ve Önemi Üzerine Bir Deneme

Solaris'in 49. programında İngiltere'de Progressive Rock'ın altın yıllarını inceledigimiz serinin son bölümünü gerçekleştirdik. 60'ların sonunda filiz veren, ardından 70'lerin ilk yarısında zirvesini yaşayan ve bir anda da hızlı bir şekilde etkisini yitiren bu müzik türünün altın çağının son önemli yılı olan 1977'den parçalar çaldık. 1977 oldukca önemli bir yıl ve tarihteki bu kırılma dönemi için kendi görüşlerimi paylaşmanın 2017 geneline yayılmış programların bütünlüğüne de katkı da bulunacağını düşünüyorum.
Programın içeriğine gelirsek, serinin son programı olmasına rağmen oldukca güçlü bir liste ile beraberdik. Belki de 23 Aralık’ta, yağmurlu bir Cumartesi akşamında son kalan güç ile söylenmiş bir kuğu şarkısını dinledik.

***

Punk/New Wave grubu The Stranglers "No More Heroes" albümünü 1977 yılında yayınlar. Albüme ismini veren parçanın sözlerinde Troçki, Lenin ve Shakespeare'in öldüğünden bahsederler ve artık dünyada kahramanlara yer olmadığını söylerler. Bu özünde modernizme bir karşı çıkıştır. Belli disiplinlerin uzmanları, örnek alınan idoller yadsınmakta, birikimin, sistemlerin, ideolojilerin, özetle insanı ileriye taşıyacağı iddaa edilen kavramların anlamsız olduğu mesajı verilmektedir. Örnegin Bach, Beethoven, Newton, Marx, Dostoyevski gibi insanlık tarihinde kilometre taşı olmuş kişilikler reddedilir. Modernizmin ve onun ardından gelen Sosyalizmin manasız boş işler olduğu anlatılır.
Dönemin bir diger önemli Punk grubu The Sex Pistols ise yine 1977'de yayınlanan ünlü albümlerindeki "God Save the Queen" parçasının sonlarında "No Future"1 vurgusu yapar ve gelecek yoksa günah ta doğru da yanlış ta yoktur sonucuna varır.
Artık gelecek te yoktur, kahramanlar da. Nihilizmin kapısı aralanmıştır.

***

Buraya nasıl gelindi acaba? Yani gençliğin gelecekten ümidini yitirme noktasına gelmesi ve bunun marjinal bir durum olmaktan çıkıp çok güçlü bir akım olarak 70'lerin son yıllarını ve 80'leri kapsaması nasıl gerçekleşti?
60'lar ve 70'lerde Rock müzik yapan nesil "68 kuşağı" olarak adlandırılan ve II. Dünya Savaşı sırasında veya hemen sonrasındaki dönemde doğmuş kişilerden oluşuyordu. Bu kuşak savaştan, sonrasında yaşanmış yıkımdan ve çekilmiş acılardan çıkartılmış derslerle yeniden tasarlanmış aydınlanmayı, modernizmi temel alan bir eğitim sisteminde yetişmişti.
Soğuk Savaş'ın yarattığı rekabet ile batılı ülkeler, toplumun eğitim, sağlık giderlerini kollayan refah devleti uygulamalari ile yönetiliyorlardı ve savaş sonrasında yaklaşık 30 yıl süren bu dönemde, iyi eğitimli, hümanist, gelecege inanan bir kuşak yetiştirilmişti.
Bu kuşak rock 'n' roll seviyor, okuyor, düşünüyor ve farklı yerlerde farklı şekillerde de olsa dünyayı daha iyiye götürmek istiyordu. Bu kuşak iddaaliydı. Geçmisin doğru yönlerini alacak, kendi görüşleri ile sentezleyecek ve geleceğe uzanacaktı.
Rock 'n' roll popülerliğinin zirvesine ulaştığında "gürültü", "dejenere" diye uğradığı saldırılara verilecek cevap ta yine bu kuşağın içinden çıkacaktı. Biçime ve öze yapılan saldırılara karşı geliştirilen yanıtlar Progressive Rock diye tanımlanmaya başlanmıştı: Rick Wakeman ve Keith Emerson gibi klasik müzik eğitimi almış isimler, felsefi soyut sozler, karmaşık ve virtüöziteye dayalı kompozisyonlar. Artık "gürültü", "dejenere", "basit" gibi eleştiriler arkada kalabilirdi. 68 kuşağı oldukça önemli müzik toplulukları kurdu: Pink Floyd, King Crimson, Yes, Jethro Tull, Genesis v.b.
Bu akım içerisinde yer alan topluluklar modernizmin, aydınlanmanın son tahlilde insan aklının ve bilimin bizleri güzel günlere götüreceğini kabul edip, bir yandan da kendi kültürleri oluşturmaya ve yaşatmaya devam ediyorlardı. Bu bağlam içerisinde kendi sentezlerini oluşturmaya başlamışlardı. Bir örnek vermek gerekirse Tolstoy'un veya Shakespeare'in bir eserinden LSD etkisiyle senfonik bir rock parçası besteliyorlardı ve kurguladıkları bu sentezin bir tarafinda Tolstoy, Shakespeare, diger tarafinda ise LSD, rock 'n' roll, elektrik gitar yer alıyordu.

***

Bütün bu gelişmeler yaşanırken batı dünyasında özellikle II. Dünya Savaşı'nın ardından görülen yüksek büyüme oranları yavaşlamış ve ülke ekonomileri durgunluğa girmişti. Buna çözüm olarak devreye sokulan ve günümüzde son halini alan neo-liberal ekonomi politikaları ise 70'lerin başından itibaren uygulanmaya başlanmıştı.
Başkan Nixon, Ağustos 1971'de doları altına endeksleyen anlaşmayı kimseyle tartışmadan tek taraflı olarak yürürlükten kaldırmış ve itibari para uygulamalarını baslatmıştı. 1973'te petrol krizinin durağanlığı güçlendirmesi üzerine ise neo-liberalizm agresif bir şekilde kontrolü ele geçirmek için harekete geçmişti.
70'ler boyunca süren ve çok yönlü ve sistematik bir proje olarak gerçekleştirilen bu saldırı sonuçta hegemonyasını kurmuş ve Ronald Reagan, Margaret Thatcher, Helmut Kohl gibi sembolleriyle hafızalarımızda yer etmiştir.

***

Ancak bu politikaların uygulanması için popüler kültüre ve gençliğe de bir müdahale de bulunmak gerekiyordu: oldukça sorgulayıcı, politik ve entelektüel 68 kuşağının etkisi kırılmalıydı.
Bu müdahale de fazla gecikmeden geldi: Punk.
Müzik artık daha basitti. Uzun, karmaşık kompozisyonlar yerine kısa, tek düze ritmler içeren şarkılar vardı. Soyut felsefi sözler yerine dolayımsız, somut konular sokak dili ve küfür ile dile getiriliyordu.
Yeni akım Progressive Rock'tan neredeyse her konuda ayrıydı. Aklın, bilimin ileriye götürücülüğü yadsınıp modernite ve aydınlanma kavramları reddediliyordu. Reddedilmiyordu bile, umursanmıyordu.
Gençligin toplumun ilerlemesinde rolünün olduğu, tarihselcilik gibi 68 kusağına ait kavramlar küçümseniyor, geçmişin mirası, geçmişteki önemli isimler ve değerler reddediliyordu. The Stranglers'ın da dediği gibi artık kahramanlar yoktu.
The Sex Pistols bu vurguya artık gelecek de yok diyerek eşlik ediyordu. Anı yaşamak, keyfini çıkarmak gerekiyordu. Bu yaklaşımın mantıksal bir sonucu olarak da yani herşeyin anlamsızlığı ve boşluğu yüzünden, var olan sistemin değiştirilmesi ve geliştirilmesi kaygısı da yok olmuştu.
Neo-liberalizm, 68 kusağının gençlik üzerindeki etkisinin yarattığı tehditi Punk'ın medya organlarında öne cıkarak ve teşvik ederek yendi. Entelektüel hegemonyayı yüzeysel, kendisine gerçek anlamda karşı olmayan bireysel kişiliklere teslim etti.
Tehdit sönümlenmiş ve pasifize edilmişti. Düzen dışı görünümlü ancak kontrol edilebilir küçük parçalara ayrıştırılmış ve amaçsızlaştırılmıştı.

***

Evet, ne yazık ki Progressive Rock 1977 itibariyle Punk'a yenilmişti.
Neyi mi sembolize ediyorlardı?
Progressive üniversite okumak, Punk ise okulu terketmekti.
Progressive bilim, Punk ise teknolojiydi.
Progressive modernizm, Punk ise post-modernizmdi.
Progressive sosyalizm, Punk ise anarşizmdi.
Progressive ilericilik, Punk ise gericilikti.
Progressive uzmanlaşma ve derinleşme, Punk ise geçici hevesler ve sığlıktı.
Progressive sistematiklik, Punk ise kaotiklikti.
Liste uzar gider...
***
Peki yeni dönemde hiç mi kahramanlara yer olmayacaktı?
Bunun cevabını da, yine 1977 yılında, David Bowie "Heroes"2 isimli şarkisiyla verir.
Kahramanlar artık özne değil nesnedirler. Klonlanabilirler, yeniden üretilebilirler, alınıp-satılabilir ve gerektiği kadar kullanımda tutulurlar.
Bowie'nin kahramanı artık peşinden gidilecek bir kahraman, bir öncü değildir. Süslü, kullan-at bir ürün, bir imajdir.
Neo-liberalizm ve onun piyasa tanrısının hakimiyeti altında girilen bu yeni çağda ise, ulus devletler kuran, edebiyat eserleri yazan, ideolojiler oluşturan, bilimsel keşifler yapan kahramanlar yerlerini imgelere, paraya, geleceksizliğe ve günümüzdeki karanlığa bırakmıştır.

Nitel Muhtaroğlu
Aralık 2017

1. Gelecek yok.
2. Tırnak işaretleri şarkının ve albümün orijinal isimlerinde de var.

Spotify

Liste

Jethro Tull - Hunting Girl
National Health - Elephants
Anthony Phillips - Henry - Portraits From Tudor Times
Peter Hammill - Lost And Found
England - Poisoned Youth
Van Der Graaf Generator - Cat's Eye - Yellow Fever (Running)
Bachdenkel - Stalingrad
David Bowie - Heroes
Camel - One Of These Days I'll Get An Early Night
Rick Wakeman - Statue Of Justice
The Alan Parsons Project - Genesis Ch. 1 V. 32
Brand X - Disco Suicide
Supertramp - Even in the Quietest Moments
Yes - Awaken
Pink Floyd - Pigs (Three different ones)
The Stranglers - No More Heroes

radyodinlemekicinbir.site gönüllü çalışma ve dinleyici destekleri ile hayat buluyor. Kısa bir süre önce kapanmanın ucundan döndük. Destek olmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Benzer İçerikler

Takip etsen çok güzel olmaz mı?