Close

Novus – FİNAL – Minimalizm

Andaç'ın notu: Novus; 26,27,28 ve son olarak 29. bölümde "Minimalizm" temasını işleyerek, 10 Aralık 2017'de başladığı yolculuğunu 19 Ağustos 2018'de tamamladı. Programın amacı (piyano ekseninde) 20. yy klasik müziğinin öne çıkan isimlerini duyurmak ve dinletmekti. Dönüp bakınca Novus'un bu konuda üzerine düşeni fazlasıyla yaptığını rahatça söyleyebilirim. Fazlasıyla diyorum çünkü İdil bizler için pazar günleri saat 14'te başlayıp 3 saat süren nefis listeler yapmakla yetinmedi, başından beri her bölüm -listeleri yayınlarken- haftanın konuğu olan sanatçı/akım hakkında keyifli bilgilendirici yazılar hazırladı. Novus sona ermiş olsa da bu yazıların her biri (listeleriyle beraber) dönüp bakılması gereken kaynaklar oldu. 29 nefis bölüm ve çok değerli bilgilendirmeler için bir dinleyici olarak teşekkürlerimi buradan iletmek istedim. Vaktinin bir parçasını radyodinlemekicinbir.site'ye bıraktığı için de ayrıca teşekkür etmem gerekir. Programın ve yazıların hazırlanmasında İdil, iletilmesinde ben, birlikte keyifle emek sarf ettik. Umarım Novus benim ufkumu açmama, kulağımı beslememe yardımcı olduğu kadar sizlere de yardımcı olmuştur ve listeler ve yazılar internette bir yerlerde kaldığı sürece yardımcı olur.

Bitirmeden; Novus bitti diye İdil bir yere gidiyor değil. Çok yakında burada bir başka yolculuğa çıkacağız. Bu kez saçlarımız peruktan, ışıklarımız kandilden olacak...


 

Novus, 20. yy yolculuğuna Debussy ile başlamıştı. Debussy'nin 1900'lerin başındaki eserleri; sınırların nerelere kadar zorlanıp yıkılacağı belirsiz, varılacak bir nokta olmaksızın sorgulayan deneysel üretkenliğin müzikal evrenine açılan kapı gibiydi. Çağdaşı ve çok yakın dostu Satie ise, Debussy'nin ileriye doğru açtığı kapıdan geçmek yerine, özgün yönelimlerinin harikalar dünyasında sürüklenirken sihirli bir kapı keşfetti. Bu keşfettiği yeni evrende belki yine yalnızdı fakat sihirli kapı sayesinde zamanı alt etmiş, ortaçağdan uzay çağına uzanan döngüselliğin anlatımına ve seslerine ulaşabilmişti. Yani Satie ile Debussy, birbirine çok yakın ve birbirinden beslenen bu iki dost, 20. yüzyıl müziğini bambaşka iki yoldan beslemiş ve ilham kaynağı olmuştur. Debussy'nin belirsizliğe meyletse de kendi içinde bir yapı oluşturan, antik hikayeler ve rüyaların canlandırıldığı modal müziğinden beslenmek, Satie'nin sihirli kapısından geçmekten daha kolaydı kuşkusuz. Dada ve Sürrealist hareketlerle yakın ilişkide olan Satie'nin müziğinden beslenecek olan azınlık, yıllar sonra sadece müzikal üretimde değil performans sanatları ve Happening'in kavramsal yaklaşımlarında Satie'den beslenmişlerdir.

Debussy ve Satie'nin müziğin özgürleşmesi için attıkları tohumlardan yaklaşık 50 yıl sonra, 20. yüzyılın belki de kendinden en emin ve dönüştürücü akımı Minimalizm doğmuştur. Novus'un Minimalizm'e bu denli önem vermesi ve yolculuğuna ara verip uykuya dalmadan önce uzunca bir süre Minimalizm sularında yüzmesinin sebebi işte burada yatıyor. Minimalizm listesinden önce bu akımın en önemli bestecilerinden Reich'in müziğine yolculuğumuzda Minimalizm'den söyle bahsetmiştim:

"Süreç müziği olarak da tanımlanan minimalist müziğin temel ilkesi, tonaliteye geri dönerek süreç içerisinde belli belirsiz değişen ritim ve armoni ile atmosferik kompozisyon yaratmak ve bununla birlikte belli bir felsefi, mitolojik ya da hayali bir anlatımı betimlemektir. Minimalist müzik için konu-felsefe oldukça önemlidir, bu anlamda genellikle anlatımcı bir kimliğe bürünür. Japon, Hint, Afrika, Bali gibi Batı dışı kültürlerden düşünsel ve müzikal olarak beslenir."

Minimalist müzik, görsel sanatlar ve mimaride de olduğu gibi yaşamdan doğan bir akımdır. Müzik içerisinde bu akımın ortaya çıkışı, 1950-1960'lardaki siyasi-toplumsal olaylarla da paralellik gösterir. 1. ve 2. Dünya Savaşları'nın yıkımı, teknolojik ilerlemelerin tabiat ve insan doğasını mahvetmesi, emperyalizmin yükselişi ve sömürge-köle ilişkilerinin şekil değiştirerek çetinleşmesi, kent hayatında kaçınılmaz bir arayışa sebep olmuştu. Özellikle Amerika'da başlayan Doğu arayışları ile Minimalist besteciler de tam bu noktada Batı'nın kümülatif olan düşünce ve sanat yapılarını terk ederek Doğu felsefesi ve mistisizmine yönelmişlerdir. Yaşamlarını değiştiren, tüketimden uzaklaşarak az olana yönelen, benlik, döngü, dönüşüm kavramlarını kendi yaşamlarında deneyimleyerek gerçek kılmaya çalışan bestecilerin müzikal üretimleri de bu kavramlara paralellik taşır.

1960'ların sonlarında New York'ta ortaya çıkan görsel sanatlar ve müzikte Amerikan hareketi olarak Minimalizm, bir sanat formunun temel unsurlarını keşfetme çabasıydı denilebilir; yapı ve biçimde aşırı derecede yalınlık içerir. Minimalist bir müzikal üretim estetik olarak; teleolojik ve temsil edici olmayan, zamanı sorgulayarak sürece vurgu yapan bir anlayışıyla işaretlenir ve müziğin içsel süreçlerine odaklanarak müzik dinleme aktivitesinde yeni bir yaklaşıma yönelir. Müzik dinleme aktivitesindeki bu yeni yaklaşım, hedeflere ve sonuçlarına değil, değişimdeki minimal hareketlerle an'lara odaklanır. Bu anlamıyla tüm 20. yy müziğinin başkaldırı niteliğiyle üzerine oturduğu, Klasik Batı Müziği'nin sürece odaklanan tonal müziğine karşı çıkıştır.

“New York Hipnotik Okulu” olarak anılan Amerikan minimalizminin öncüleri; La Monte Young, Terry Riley, Steve Reich ve Philip Glass'dır. Avrupa'da ise, Louis Andriessen, Karel Goeyvaerts, Michael Nyman, Howard Skempton, Gavin Bryars, Steve Martland, Henryk Górecki, Arvo Pärt ve John Tavener'in müzikleri minimalist özellikler sergiler.

"Minimal" kelimesi ilk olarak 1968 yılında Michael Nyman tarafından müzikle ilgili olarak kullanıldı. Nyman daha sonra 1974 tarihli Experimental Music: Cage and Beyond adlı kitabında minimal müzik tanımını genişletti.

Minimal müziğin odaklandığı unsurlar; sessizlik, süreklilik, konsept müzik, hikaye ya da düş anlatısı, tekrarlar, motifler ve armonik ilerleyişte adım adım çok küçük değişimler, an'lardır.

Postminimalizm ile sanat ve yaşamsal üretimlerin kolayca hazırlanıp, pazarlanmasına hizmet eden bir halde algılanıyor/algılatılıyor oluşu sistemin her sorgulayıcı, dönüştürücü kavrama/üretime müdahale edip, bağlamlarından uzaklaştırarak yalnızca teknik kolaylığa ve pazara hizmetine vurgu yapışı ile birlikte okunmalıdır.

Minimalizm fikri, sanatçı ve bestecilerinin önce kendi yaşamları ve sanatlarından başlayan arayışlarıyla, iyi insan ve topluma yönelik dönüştürücü, içselleştirici etkisinin günümüzde yok sayılmasının da etkisiyle birçok insanın fark etmesinden çok daha büyük ve farklıdır.

Sınırlı malzemelerle çalışan herhangi bir müziği tanımlamakta, sadece birkaç nota kullanan parçalar, sadece birkaç kelimelik metin kullanan parçalar veya viski bardağı, antika ziller, kaktüs, bisiklet tekerlekleri gibi deneysel yeni tınılar için yazılmış parçalar, elektronik mikrotonal sesler ve parça boyunca tek bir temel elektronik pedal sesini sürdüren müzikler, doğa sesleri kullanımı ve sadece nehir ve akarsu kayıtlarından oluşan parçalar, bir tondan ya da pedal sesinden başka bir sese-tona kademeli olarak ilerlemek için çok uzun zaman alan parçalar, geleneksel çalgılarla yapılan mikrotonal parçalar, tempoyu dakika başına iki veya üç nota kadar yavaşlatan müzikler... Hepsinin ortak noktası; teknolojik üretimi insan doğası ile birleştirerek kainatın tüm seslerine uzanan ve eşit yaklaşan, Doğu mistisizmi ile döngüsellik ve sonsuzluk arayışıyla hikayeler anlatarak gösterilenden çok özde olana yöneliştir belki de; sanatın ve insanın özünde olana, en önceden gelene ve en sonraya gidene...

Novus yolculuğu süresince üç mevsim değişti. Uykuya-rüyalara dalıp İdil'den çıkarak boşlukta salınacağı mevsimin sonbahar oluşu tesadüf olamaz, çünkü en sevdiği mevsim sonbahar. 20. yüzyıl müzik evreni de bana kalırsa sonbahara yakın. Tıpkı doğada imgelenen döngünün sonbaharı gibi; ölümden öncesi, yıkarak, yok olarak yeniden doğumun habercisi. Bir gün belki yeniden uyanır İdil bünyesinde Novus... O vakte kadar anılarla, geçmiş programların listeleriyle teselli olabilirim, belki siz de...

Erik Satie'nin müziği, John Cage'in estetiği; sonsuzluğa miras döngüsel üretimlerinin önünde eğilerek...

 

Başak İdil Özen

Programın tüm bölümleri için: Novus

*Novus'un geçmiş bölümlerinde işlenmiş besteciler kalın yazı tipi ile belirtilmiştir. İsimler üzerine tıklayarak ilgili bestecinin yer aldığı bölüme erişebilirsiniz.

26. Bölüm - Minimalizm Vol. 1: ABD

28. Bölüm - Minimalizm Vol. 3: Avrupa

27. Bölüm - Minimalizm Vol. 2: İngiltere

29. Bölüm - Minimalizm vol. 4 - FİNAL

Benzer İçerikler

Bizi takip etmek de istersin belki. : )

Send this to a friend