Close

Novus 7. Bölüm – 28 Ocak 2018 – Paul Hindemith

Hindemith; neoklasisizm, folklorizm ve “yararlı müzik” türlerinde besteciliğini kurgulamış ve öğretmenliği, yazarlığı, kuramcılığı ile 20. yüzyılın ilk yarısına yön vermiş bestecilerdendir. Neoklasisizm anlamında Bach’tan Stravinski’ye uzanan çizgide, folklorizm ile Bartok yaklaşımıyla, “yararlı müzik”te (eğitim amaçlı, kullanılabilir, halk için sanat) ise kendi özgün dili ile eserler yazmıştır. Ayrıca virtüöz derecesinde viyola ve keman çalabiliyor olması onun oda müziği ve yaylı eserlerine yansımıştır.

Hindemith, gençliğini müzik eğitimi alırken orkestralarda çalarak geçirmiş, 1915-1923 yılları arasında Frankfurt Operası’nda başkemancı, 1922-1929 yılları arasında Amar Kuvarteti’nde birinci viyolacı olarak görev yapmıştır. 1921-1930 yılları arasında Berlin ve Donaueschingen’de yeni müzik festivalleri düzenlemiştir. Hindemith’in üretkenliği çok yönlüdür. Örneğin, henüz erken dönemleri sayılabilecek 1920 yılında “Trautonium” adlı ilk elektronik çalgı örneklerinden biri için eser yazmıştır. 1927’de Berlin Devlet Müzik Okulu’na kompozisyon profesörü olarak atanmıştır. 1935 yılından sonra Naziler tarafından eserlerinin icra edilmesi yasaklanmıştır. Hindemith 1936 yılında Türkiye’ye gelmiş ve Ankara Devlet Konservatuvarı’nın kuruluş çalışmalarına kuramcı olarak katılmıştır. Türkiye’deki görevinden sonra 1937’de Amerika’ya giden Hindemith, 1940 yılında Yale Üniversitesi’nde müzik kuramı profesörü olmuştur. 1953 yılına gelindiğinde ise Zürih’e yerleşmiş ve Zürih Üniversitesi’nde çalışmaya başlamıştır.

Hindemith yaklaşık 50 yıllık bestecilik yaşamında durmaksızın üretmiş ve neredeyse her çeşit müzik yazmıştır; operalar, baleler, senfoniler, konçertolar, solo çalgı eserleri, koro müzikleri, şarkılar, oda müzikleri… Yeni klasik yapıtları, çeşitli çalgılar için konçertolardan oluşan yedi bölümlü bir dizide toplanmıştır ve besteci bunlara “Oda Müzikleri” adını vermiştir. J.S. Bach’tan ve klasik dönemden esinlendiği yapıtlarında; 20. yüzyıl yeniliklerinden olan vurmalı ve üflemeli çalgıları, caz esintileriyle, klasik tonaliteyi genişleterek kullanmıştır. “Ludus Tonalis”, J.S. Bach’a gönderme olarak yazılmış bir dizi piyano eseridir ve 20. yüzyıl piyano edebiyatı için oldukça önemlidir. Ayrıca yazdığı çok yalın eserler 1930’larda gelişecek olan “yararlı müzik” akımına öncülük etmiştir. Bu anlamda eserleri Ernst Krenek, Kurt Weill gibi bestecilerin esin kaynağı sayılabilir. Hindemith’in “yararlı müzik” bağlamında ürettiği eserlerin, amatörlerin ve çocukların dahi çalabileceği kadar yalın bir teknik ile yazılmış olması onun geniş kitleleri klasik müziğe dâhil edebilme hedefini ve müziği öğretme sorumluluğunu yaşamı boyunca gözettiğini göstermektedir. “Dünyanın Armonisi” adlı operasında Kepler’in yaşamı ve değerlerini konu etmiş, tonal armoniden kopmayarak doğal armoninin peşinde koşmuş ve bu şekilde evrenin gizlerini müzikle anlatabilecek bir dili yaratabileceğini düşlemiştir. Hindemith’in piyano eserleri de bestecilik dilini yansıtacak şekilde çok çeşitli türlerde yazılmıştır.

20. Yüzyılın en önemli İngiliz bestecilerden biri olan William Turner Walton, Hindemith’in öldüğü yıl, onun anısına “Bir Hindemith Teması Üzerine Çeşitlemeler” eserini yazmıştır.

Başak İdil Özen

Liste

Programın tüm bölümleri için: Novus

radyodinlemekicinbir.site gönüllü çalışma ve dinleyici destekleri ile hayat buluyor. Kısa bir süre önce kapanmanın ucundan döndük. Destek olmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Benzer İçerikler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Takip etsen çok güzel olmaz mı?