Close

Novus 23. Bölüm – 17 Haziran 2018 – Leonard Bernstein

20. yüzyılın en önemli şeflerinden Bernstein, Massachusetts’te dindar bir Rus-Yahudi ailede dünyaya geldi. Küçük yaşlarda piyano dersi almaya başlamış Bernstein’ın üstün yeteneği fark edilmişti. Harvard’da müzik okumaya başlayan Bernstein, 1939 yılında Harvard’dan mezun olduktan sonra Curtis Müzik Enstitü’sünde şeflik, orkestrasyon ve piyano çalıştı. 1940 yılında Berkshire Müzik Okulu’nda burs kazanarak yaz okulunda Boston Senfoni Orkestrası şefi Serge Koussevitsky’in asistanı olarak görev yapmıştır.

Bernstein 1943 yılında New York Filarmoni Orkestrası’nın yardımcı orkestra şefi olarak göreve başlamıştır. Kısa bir süre sonra ünlü şef Bruno Walter’ın aniden hastalanması nedeniyle Carnegia Hall konserini yönetme görevini devralan besteci, bu performansı ile çok başarılı olmuş ve ciddi ses getirmiştir. 1958-1969 yılları arasında New York Filarmoni Orkestrası’nı yöneten ve müzik direktörlüğünü yapan Bernstein aynı zamanda bu orkestra ile özdeşleşmiş ve orkestranın onursal şefi ilan edilmiştir. New York Filarmoni ile Latin Amerika, Avrupa, Sovyetler Birliği ve Japonya'da çeşitli uluslararası turnelere çıkmıştır. 1960'lı yıllardaki Mahler senfonileri kayıtlarıyla müzik tarihinin gelmiş geçmiş en önemli şeflerinden biri olduğunu kanıtlamış ve kabul ettirmiştir. Yakın arkadaşı Aaron Copland’ın eserlerini ve kendi eserlerini yorumlayışı oldukça önemlidir. 1953’te başrolde Maria Callas'ın oynadığı “Medea” operasını yöneterek Milano'daki La Scala'da opera yöneten ilk Amerikan orkestra şefi olmuştur.

Besteci ve piyanistliği ile de oldukça önemli ve özgün bir yerde duran Bernstein’ın eserleri popüler müzik ve cazdan beslenen incelikli ve ciddi bir dile sahiptir. Ayrıca Yahudi müziğinden de beslenen Bernstein’ın dini eserleri de vardır.  Özellikle “West Side Story” müzikali ile geniş kitleler tarafından bilinmeye ve takdir görmeye başlamıştır. Müzikallerin dışında; bale, piyano eserleri, orkestra eserleri, koro şarkıları, çeşitli çalgılar için sonatlar besteleyen Bernstein neredeyse tüm türlerde eser vermiştir.

Bernstein; orkestra şefi, besteci ve piyanist olarak hem klasik hem de popüler müzikteki başarılarının yanında, şeflik performansı esnasındaki özgün davranış stili ile de müziği her hücresinde hissettiğini göstermiştir. Ayrıca konserlerdeki pedagojik yeteneği sebebiyle de oldukça dikkat çekmiş bir şef olan Bernstein, Omnibus ve Young People konserleri gibi televizyon şovlarında genç dinleyicilere klasik müziği anlatmıştır.

Performansları sırasında müziği ile bedenini bütünleştiren eşsiz bir şef, özgün dili ile saygın bir besteci ve 20. yüzyıl ile popüler müzik arasında köprü kuran bir piyanist olarak Bernstein yeni bir dil arayışının peşini bırakmadığı besteciliği ile müzik dünyasına özgün ve çok yönlü katkılar sağlamıştır. Bu sebepledir ki, müzik dünyasının gelecek nesilleri için ilham kaynağı olmaya devam ediyor.

 

Başak İdil Özen

Liste

Benzer İçerikler

Bizi takip etmek de istersin belki. : )

Send this to a friend