Close

Novus 22. Bölüm – 10 Haziran 2018 – Olivier Messiaen

20. yüzyılın neredeyse tamamını yaşamış Messiaen, filozof-besteci kimliği ile antik çağ ve Ortaçağ’ı incelemiş, Uzak Doğu başta olmak üzere çeşitli coğrafyaların ezgilerinden de beslenerek kendine özgü deneysel mistik dilini oluşturduğu eserlerinde tarihsel birikimi ustalıkla kullanmıştır.

Şair bir anne ve edebiyat profesörü bir babanın çocuğu olarak Avignon'da dünyaya gelen Fransız besteci, sekiz yaşında daha ders almadan piyano çalmayı kendi kendine öğrenmiş ve beste denemeleri yapmıştır. 1919-1930 yılları arasında Paris Konservatuvarı'nda okumuş ve Dupre, Dukas, Caussade, Gallons gibi dönemin en önemli hocalarıyla çalışarak mezun olmuştur. Mezun olduktan sonra 1931'de başladığı ve 20 yıl boyunca ara vermeksizin sürdüreceği organistlik görevini Paris'te St. Trinite Kilisesi'nde yapmıştır. Konservatuvar sonrasındaki ilk yıllarında; doğu ritimleri, birdsong ve mikrotonal müzik üzerine kapsamlı bir özel çalışma başlatmıştır. 1939 yılında İkinci Dünya Savaşı'nda askere alınana dek Schola Cantorum ve École Normale de Musique'de öğretmenlik yapmıştır. Bir yıl sonra Fransız askeri olarak yakalanıp savaş suçu ithamı ile hüküm giymiş, bu süreçte tutuklu kaldığı zamanda "Quatuor pour la fin du temps" (Zamanın Sonu İçin) isimli kuvartetini bestelemiştir. 1942'de ülkesine geri dönerek Sainte-Trinité'deki görevine devam etmiş ve Paris Konservatuvarı'nda öğretmenlik yapmaya başlamıştır.

Messiaen, Paris'in çevresindeki ormanlarda 24 saat kuş seslerini dinlemiş ve notaya aktarmaya çalışmıştır, 1950'li yıllardaki tüm eserleri kuş seslerine dayalıdır. Bu dönemden sonraki bestecilik dilinde kuş seslerinde keşfettiği ritmik çeşitliliği tüm eserlerinde kullanacaktır. 1960'lardan sonra kuş seslerine ek olarak, simetrik heterofonik ritmik ya da ezgisel yapıları ve bloklar halinde kullandığı salkım notaları kullanır. Messiaen'in diziselliği kullanımı ise ritim öğeleri üzerinde şekillenmiştir (aritmetik olarak kurguladığı serideki sesleri değişik sürelerle peş peşe sıralamıştır).

Messiaen Katolik inancına derin bir bağla bağlandığından, soyut kurgusal müziğinin dinsel bir işlevi olduğunu düşünmüştür. Besteci için müzik, derin düşüncelerin yansıtıldığı, doğadan beslenen ve doğallığı yansıtan ciddi bir iş olmalıydı. Bu yaklaşımla dönemindeki birçok besteci ve akımın uzağında kalmış, Fransız Altılıları'nın eğlenceli ve basit müziğine karşı çıkmıştır.

Kendini “müzisyen bir Tanrıbilimci” olarak tanımlayan Messiaen, geçmiş çağlardaki dinsel müzikleri derinlemesine incelemiş; mitoloji ve Uzak Doğu kültürlerindeki dinsel müziklerden beslenerek kendi dilince dinsellikte müziksel bir dışavurum yaratmak için uğraşmıştır. Kendini yaşadığı dönemin ve toplumsal olayların güncelliğinden izole ederek, geçmiş ve geleceğe uzanan evrenin derinliklerindeki mistik düşünceleriyle üretimini gerçekleştirmiştir. Bu anlamda, dinsel eğilimleri yüzünden, onun müziği yaygın olan 20. yüzyıl akımlarının devingenliğini taşımaz. Bunun aksine hakikatin peşinde ve ona ulaşmaya çalışan üretimler olarak durağan ve sabit öznel gerçeklikler sunar. Bu anlamda klasik müziğin beş yüz yıllık gelişim serüveni ve kazanımlarını yok sayarak yüzünü uzak geçmişe, modern olmayan kültürlerin sanatına dönerek, evrenin sırlarını anlamaya ya da onun parçası olmaya çalışan eserleri ile hakikate ulaşmayı hedeflemiş üretimini adeta ibadete dönüştürmüştür. Messiaen'in besteleri tüm bunlardan bağımsız olarak; ritmik karmaşıklığı, zengin ton rengi, eşsiz harmonik dili ve özgün kişisel stili ile 20. yüzyılın her evresinde özellikle de müzikal materyal olarak yenilikçi bestecilere ilham kaynağı olmuştur.

Messiaen’in yetiştirdiği öğrenciler arasında; Xenakis, Boulez, Stockhousen gibi 20. yüzylılın en önemli bestecileri vardır.

Başak İdil Özen

Programın tüm bölümleri için: Novus

*Novus'un geçmiş bölümlerinde işlenmiş besteciler kalın yazı tipi ile belirtilmiştir. İsimler üzerine tıklayarak ilgili bestecinin yer aldığı bölüme erişebilirsiniz.

 

Liste

Benzer İçerikler

Bizi takip etmek de istersin belki. : )

Send this to a friend