Close

Novus 19.-20. Bölüm – 13/20 Mayıs 2018 – Erik Satie

Alfred Eric Leslie Satie (1866-1925), minimalist öğeler taşıyan “aykırı ve tuhaf” eserlerini klasik müzikte minimalizmden çok önce yazmıştır. 1888'de yazdığı “Gymnopédies” ve 1893'te yazdığı “Gnossiennes” isimli piyano eserleri 20.  yüzyıl bestecileri için hem biçim hem tonal yaklaşımıyla referans oluşturmuş; tonalite, mekan ve duyguyla ilgili yeni anlayışların öncüsü olmuştur.

Biçim ve yapıda; tonal ve melodik hattı yapıbozuma uğratan Satie’nin müziği, New York Okulu'nun (Cage, Feldman, Wolff, vb.) ve Amerikan minimalizminin (Terry Riley, Steve Reich) temelini şekillendirmeye yardımcı olmuştur.

Satie’nin bazı eserleri günümüzde yaygın kitleler tarafından dinlense de (özellikle Gymnopédies ve Gnossiennes) çoğu eseri pek az dinlenip icra edilmekte, müziğine, sanata bakışına ve yaşamına dair çoğu özelliği dinleyiciler tarafından pek bilinmemektedir. Satie 1900’lerin başlarında çağdaşları tarafından nasıl algılanıyor ya da yok sayılıyorsa bugün de bağlamından koparılarak popülerleştirilmiş birkaç eseri dışında aynı tutuma maruz kalmaktadır.

Erik Satie, 1879’da Paris Konservatuvarı’na girmiştir ancak akademik eğitime ve kompozisyon hocasının onun yeteneksiz olduğu hakkındaki ithamlarına ancak bir sene dayanabilmiş ve okulu terk etmiştir. Bu süreçten sonra kafe piyanisti olarak çalışmaya başlamış ve yirmili yaşlarının başında küçük piyano eserleri yazmıştır. Aynı yıllar Rosicrucian hareketi ile ilişkilendirilmiştir. Takip eden yıllarda –1891, 1892'den itibaren- yakın bir arkadaşı olan Joséphin aracılığıyla Gül-haçlılar (AMORC) ile yakınlaştığı bu dönemde Satie, doğaya ve duyguya dayalı serbest akışlı armoni kullanan eserler yazmıştır. Bu dönemi, Olivier Messiaen'in ve diğer mistik bestecilerin çalışmalarını büyük ölçüde etkilemiştir.

Yine bu yıllarda yazdığı küçük piyano eserleri, romantizm karşıtı ve mistisizm etkisi altındadır: Ogives, Gymnopédies, Gnossiennes, Messe des pauvres. Satie ilk dönem eserlerinde mistisizmin de etkisiyle müziği neredeyse en temel atom parçalarına indirgemiş ve melodik hattı ile -ortaçağ müziğinin yalın çizgisine- Gregorius Ezgileri’ne yaklaşarak yazmıştır. Bu yalınlığın yanında Satie'nin müzikal estetiğinin mahrem bir parçası olan kişisel bulanıklığı ve eksantrikliği ise; avangart idealini, sanat ve yaşamın kaynaşmasını, yapıbozumunu, anlam karşıtlığını ve kendi parodili dili ile tasvir ettiği icracıyı da özgür kılmaya yönelen müzikal ifadelerin yaratıcısı ve öncüsü olmuştur.

Péladan ile düşünsel olarak ayrı düştükten sonra, Satie 1893'te Église Métropolitaine d'Art de Jésus Conducteur isimli kendi okültizm kilisesini kurmuşur ve yine kilisenin tek takipçisi olarak kalmıştır.
Satie 1893'te, 27 yaşındayken, ressam Suzanne Valadon ile fırtınalı bir ilişki yaşamıştır. 1898'den itibaren Paris banliyösü Arcueil'de yaşamaya başlamış, bu yoksul kenar mahalle içinde eksantrik bir yaşam tarzı geliştirmiş ve kimsenin dairesine girmesine izin vermemiştir. Performanslarına kilometrelerce yürüyerek gidip gelmiştir. Bu yürüyüşlerde kendini koruması için çekiç taşıdığı söylenmektedir. İlerleyen yıllarda biraz daha tanınır olduğu halde yaşadığı yeri değiştirmemiş ve şehir merkezindeki kabare işlerine yürüyerek gidip gelmeyi sürdürmüştür.

1900’lerin başlarında Debussy ve Ravel kritik bir popülerlik ve önemli finansal başarılar kazanmış durumdayken Satie avangart kabare ve tiyatrolarda çalışmakta ve müzik dünyasına uzak fakir bir müzisyen olarak yaşamıştır.

1905'ten itibaren, üç yıl boyunca Vincent d’Indy ve Albert Roussel ile çalışarak Schola Cantorum'da okumuştur. 1917'de, “Les Six” olarak bilinen genç besteciler grubu, onu koruyucu aziz olarak kabul etmiştir. Daha sonra Arcueil Okulu, Satie onuruna Darius Milhaud, Henri Sauguet ve Roger Désormiere'den oluşan bir grup kurmuştur. Satie’nin müziği 19. yüzyıl Fransız Romantizmiyle ilk keskin ayrılmayı temsil etmiş; aynı zamanda yakın arkadaşı besteci Claude Debussy'nin Wagner’e başkaldıran empresyonist müziğine zemin hazırlamıştır.

1917 yılında müzik, dans, şiir, görsel sanat, set tasarımı ve modayı sentezleyen “Parade” adlı balesinin prömiyeri gerçekleşmiştir. Bu eser, Wagnerian anlatımın ve klasik bale takipçilerinin beklentilerinin dışında kalan ilk performans olarak tarihe geçmiştir. Parade balesi üretim ekibi oldukça dikkat çekiciydi; Satie, Jean Cocteau, Pablo Picasso, Guillaume Apollinaire. Parade, Fransız sanat camiası içinde övgü dolu yorumlar alsa da galada yaşanan kargaşa konser salonunun dışında bir isyanla sonuçlanmıştı. Bunun üzerine Satie, Cocteau ve şirket “kültürel anarşi” ile suçlanmış ve 8 gün hapse mahkum edilmişlerdir. Satie, Parade’nin müziğinde daktilolar, sirenler, uçak pervaneleri gibi o güne dek müziğin içinde kullanılmamış öğeleri kullanmıştır. Igor Stravinsky gibi deneyci ve gelenek karşıtı bestecilerin materyal kullanımı anlamında esin kaynağı olan en önemli eser Parade olmuş, ayrıca sürrealizm sözcüğü, Guillaume Apollinaire’in “Parade” program notlarında ilk kez kullanılmıştır.

Satie’nin başyapıtı olarak görülen, vokal ve piyano için yazılmış “Socrate” (1918) isimli eseri, Parade sonrasında kültürel anarşi suçu ile yargılanması sırasında yaşadıklarının etkisiyle yazmaya karar verdiği bir eserdir. Socrate, Platon'un diyaloglarına dayanır. Satie, Sokrates’i ve savunmasını müziği ile yeniden yaratırken anlaşılamadığı, yok sayıldığı ve yargılandığı sanat camiasına adeta cevap vermiştir. 1919 yılında yazdığı noktürnleri en ciddi piyano eserleri sayılmıştır, icrası oldukça zordur. 1924 yılında ölümünden kısa bir süre önce yazdığı balesi “Relâche”nin müziği Parade’nin devamı gibidir. Müzik içinde benzer aykırı öğeler kullanılmıştır ve René Clair’in gerçeküstü bir film dizisini içerir; Entr'acte ya da Cinéma adlı film perde arasında gösterilmiştir. Bu eser ile Satie, sanat üretiminde farklı disiplinlerin birliği, arka plan ve “mobilya müziği”nin en ileri örneğini sunmuştur.

Satie’nin “mobilya müziği” (musique d'ameublement) kavramı; dinleyicilerin kasıtlı olarak icracıyı görmezden geldiği bir konser deneyimini yaratma çabasıdır; 1902'de, Satie ve topluluğu, Paris'te bir sanat galerisinde mobilya müziği yapmışlar ve burada performanslarını görmezden gelmeleri için önceden dinleyicilere açıklamada ve istekte bulunmuşlardı. Satie’nin tüm çabalarına rağmen, seyirciler performansın başlamasıyla kibarca sessizleşip performansı izlemeye koyulmuşlardır. Satie’nin mobilya müzikleri; ortam müziği, ses enstalasyonu çalışmaları, muzak ve lobi müziği kavramlarının hepsinin köklerini oluşturur, deneysel performans pratiğinin ilk örnekleri sayılabilir. Cage gibi avangart bestecilerin sorgulayacağı meseleleri Satie, yaklaşık 30 yıl önce uygulamaya dökmüştür.

1893 yılında Satie’nin belki de yaşamı boyunca verdiği en ilginç eser olan “Vexations”, üzerinde not edilen akorlar eşliğinde tek bir bas ifadesinden oluşmuştur. Bu eser Satie’nin sanata ve besteciliğe yaklaşımının nasıl olacağını, performans ve icracı meselelerini nasıl sorguladığı ve kurguladığını oldukça erken bir dönemde haykırsa da, 1963 yılında Cage’in öncülüğünde icra edilene dek sanat camiasında yok sayılmıştır. Vexations üzerindeki performans metni şöyledir; “Temayı 840 kez ardı ardına çalabilmek için, icracının önceden ciddi hareketsizlik yoluyla ve en derin sessizlikte hazırlanması tavsiye edilir.”

Satie’nin sanata yaklaşımı Dada ve Sürrealist hareketler ile yakın bir ilişki içindedir. Görkemli ve gerçekdışı kurgulanan büyük ifadelerden kaçınır, geleneksel biçimleri ve klasik müziğin üzerine oturduğu 400 yıllık tonal hegemonyayı yok sayar, besteleri gelenek ile dalga geçer ve karakteristik olarak parodiyi benimser. Satie; yaşamı, sanata bakışı ve müzikleriyle çoğu 20. yy akımının öncüsüdür. Günümüzde deneyci genç besteci ve müzisyenlere ilham kaynağı olmaya devam etmektedir. Performans, icra, icracı meselelerinde anlamı sorgulayan ve özgürleşme kapılarını arayan Satie’nin müziği, bağlamından koparılarak popülerleşmiş müzik piyasasından arındırılmayı, keşfedilmeyi ve özgürce icra edilmeyi bekliyor…

Başak İdil Özen

Programın tüm bölümleri için: Novus

*Novus'un geçmiş bölümlerinde işlenmiş besteciler kalın yazı tipi ile belirtilmiştir. İsimler üzerine tıklayarak ilgili bestecinin yer aldığı bölüme erişebilirsiniz.

 

19. Bölüm

20. Bölüm

Benzer İçerikler

Bizi takip etmek de istersin belki. : )

Send this to a friend