Close

Novus 14. Bölüm – 25 Mart 2018 – Igor Stravinsky

“Bahar Ayini”nin 1913’te Paris’te skandal yaratan ilk gösteriminin ardından eleştirmen Guido Pannain, Stravinski hakkında şunları yazmıştı: “Yapıt Stravinski’nin yaradılışındaki barbarlığın dışa vuruluşunun sonucudur. Stravinski’nin müzik duygusu, bütün ilkellerde olduğu gibi, harekete yani ritme dayalıdır.” ( Mimaroğlu, s.142 )

Stravinski’nin besteciliği üç döneme ayrılır; 1. Rus müziğinden esinlendiği 1920’ye kadar olan ilk dönem, 2.  1920-1950 yılları arasındaki Yeni Klasikçilik dönemi, 3. 1971 yılına kadar olan ton dışı son dönem.

Igor Fedorovic Stravinski 1882 yılında St. Petersburg yakınlarında İmparatorluk Operası’nın bas seslerinden Feodor Ignatyeviç’in oğlu olarak dünyaya gelir. Babası dolayısıyla müziğin içine doğmuş gibidir, 9 yaşında Rubinstein’ın öğrencilerinden piyano dersi almaya başlar. Süregelen yıllarda dinleme fırsatı bulduğu “Rus Beşleri”nin eserlerinden çok etkilenir. Gençlik döneminde Kalafati ile armoni, kontrpuan çalışmaya başlar. Ailesi, tamamen müziğe yönelmesine karşı çıkar. Stravinski St. Petersburg Üniversitesi’nde hukuk ve felsefe eğitimi görür. 20 yaşında Rimski Korsakof ile tanışır, hem dost olurlar hem de kendisinden komposizyon dersleri almaya başlar. İlk yapıtları geleneksel formdadır. Fakat Stravinski geleneksel komposizyon yaklaşımından kısa sürede çıkar, “Op.2 Faunus” ve “Çoban Kız” adlı eseri ile izlenimci etkiler taşımaktadır.  Hukuk eğitimini bitirdiği yıllardan sonra yazdığı eserleri, Korsakof sayesinde, Paris’te yaşayan Rus bale yönetmeni Diyagilef’e dinletme şansı bulur. Ve Stravinski ilk bale yapıtı olan “Ateş Kuşu”nu Diyagilef’in 1910 yılında ısmarlaması üzerine yazar. Ardından Diyagilef ile ilişkisini sürdürerek iki bale yapıtı daha yazar; 1911 yılında “Petruşka”, 1913 yılında “Bahar Ayini”. “Bahar Ayini” Stravinski’nin ilk ton dışı yapıtıdır ve o güne dek bale içerisinde kanıksanmış olan her şeyi yıkacak niteliktedir: çuvallara sarınmış ilkel köşeli adeta kabile dansı yapan dansçılar vardır sahnede.  Vurma çalgıların ısrarla tekrarladığı ve pornografik olarak ön plana çıktığı ilkel ritim disonant seslerle iç içe geçerek seyircileri oldukça rahatsız etmiş, romantizmin düşsel kurgularla beslediği modern insana ilkellik vurgusuyla başkaldırmıştı. Sonrasında çağın başyapıtlarından biri olarak görülecek bu bale ilk gösteriminde büyük olaylara sebep olmuş, Stravinski müzik çevresi ve eleştirmenler tarafından hakaretlere maruz kalmıştır. Bu durum aynı zamanda bestecinin dinleyici kitlesini ve saygınlığını kaybetmesine sebep olmuştur.

Stravinski, 1920 yılında yerleştiği Fransa’da, 1939 yılında Harvard Üniversitesi’nde profesör olana dek kalır. 1939’dan sonra Amerika’da üretime devam etmiş İkinci Dünya Savaşı yıllarını Amerika’da geçirmiş, 1945 yılında ABD vatandaşlığına geçmiş, 1971 yılında New York’ta ölene dek ABD’de yaşamıştır.

“Bahar Ayini”nin olaylı temsilinden sonra Stravinski oldukça sarsılmış ve sonraki yapıtlarında deneysel ve başkaldıran tavrını törpüleyerek daha çekingen davranmıştır. Başlıca üç ayrı döneme ayırabildiğimiz üretim süreci boyunca; Rus folklorundan, masallardan, ilkel ritüellerden, caz müziğinden, Klasik Dönem form ve üslubundan, Barok kontrpuanından beslenmiş, armonik olarak da modal, bitonal ve atonal yaklaşımlarla vurma çalgıları ön plana çıkardığı ritmik motif kurgularına dayalı eserler yazmıştır. Piyano eserleri de –daha sonra 20. yüzyıl müziğinde üzerinde oldukça durulacak ve özellikle Bartok’u etkileyecek nitelikte- piyanonun vurma çalgı özelliğini ön plana çıkararak yazılmıştır ve çağdaşlarını oldukça etkilemiştir.

Stravinski kısa dönemler içerisinde bestecilik üslubunu sürekli değiştirdiği ve her dönemi bir önceki ile oldukça bağımsız olan üretimlerde bulunduğu için yaşadığı süre boyunca çevresinde kalıcı bir kitle ve ekol oluşturamamış olsa da 20. yüzyılın en üretken, değişken ve deneysel bestecilerinden biri olmuş, sadece klasik müzik tarihine değil kısa dönemler içinde kendine de başkaldırabilmiş, çağın en üretken bestecilerinden biri olarak literatüre geçmiştir. Prokofyev, Bartok, Britten, Şostakoviç, Copland gibi besteciler başta olmak üzere özellikle 1930 – 1940 yıllarının müzik üretim dünyasını ciddi bir şekilde etkilemiştir.

Başak İdil Özen

Programın tüm bölümleri için: Novus

 

Liste

Benzer İçerikler

Bizi takip etmek de istersin belki. : )

Send this to a friend